Hamileyken Adet Görülür mü?

Gebelikte Adet Görülür mü ?

  • Hamileyken teorik olarak adet görmek mümkün değildir. Çünkü hamilelikte adet döngüsü durur.
  • Fakat hamileyken kanama olabilir, bu adet değildir. Hamileliğin erken döneminde olan kanama çoğu zaman düşük tehlikesi anlamına gelir.
  • Bununla birlikte nadiren yerleşme kanaması da olabilir. Bu nedenle hamilelikte kanama görüldüğünde bunun adet kanaması olmadığı bilinmeli ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
  • Gebeliğin 5. ayından sonra oluşan kanamalarda ise, bebeğin eşinin önde gelmesi yani plasenta previa gibi durumlar söz konusu olabilmektedir ve oldukça acil ve riskli bir durumdur. Yine hemen doktora başvurmak gerekir.
  • Gebeliğin son döneminde kan görmek ise bazen nişanın atılması yani kanlı nişan ile birliktedir. Bu durum artık doğumun yaklaştığını gösteren önemli bir bulgudur.

Gebelikte Yapılan Testler

Gebeliğinizin ilk haftalarında bazı laboratuvar ve ultrason testleri yapılır. Bunlardan bazılar şunlardır:
  • Tiroid ( guatr ) fonksiyon testleri , karaciğer , böbrek fonksiyon testleri , ferritin, demir, demir bağlama kapasitesi
  • İdrar ve tam kan sayımı analizi ,
  • Kan grubu tayini
  • Bulaşıcı hastalıkların taraması( hepatit b gibi ) ,
  • TORCH testleri ( toksoplazma, rubella, cmv ),
  • Açlık kan şekeri ölçümü. Bu testlerin bazıları ilerleyen haftalarda tekrarlanacaktır.
Ayrıca gebeliğin 11-14 haftaları arasında ikili test(kombine test-ense kalınlığı ölçümü) 16-20 hafataları arasında üçlü / dörtlü tarama testleri ve MsAFP ölçümü yapılacaktır. 18-22 haftalar arasında detaylı ultrason da denilen ileri düzey ultrason taraması ( anomali taraması ) yapılmalıdır. 24-28 haftalar arasında gebelik şekeri yükleme taraması yapılması uygun olacaktır. 30 hafta sonrasında nst cihazı ile fetal iyilik hali değerlendirmesi yapılabilir. Özellikle 24. hafta sonrasında her başvuruda kilo ve tansiyon ölçümü yinelenmelidir. NİPT testi ( genetik test) : Anne kanı incelemesi ile bebeğinizin bazı genetik hastalıkları taşıyıp taşımadığının tayini ve 10. haftadan itibaren cinsiyet tayini yapmaya yarayan yeni bir teknolojik testtir.

Gebelikte Kullanılması Gereken İlaçlar

Gebelikte Kullanılan İlaçlar Nelerdir ?

  • Günlük 400 mikrogram folik asit başlanmalı ve gebeliğin 3. ayina dek devam ettirilmelidir. Folik asit, bebeğin beyin/sinir ve omurilik gelişimi için mutlaka alınması gereken bir vitamindir. Burada bahsedilen 400 mikrogram standart dozdur. Bazı özel durumlarda daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Tüm gebeler, gebeliğin 4. ayından itibaren günlük yaklaşık 30 miligram Demir ( kan ilacı ) almalıdır. Demir kan yapımında kullanılan çok önemli bir mineraldir. Gebeliğin özellikle ikinci yarısında annede demir ihtiyacı artmıştır. Bu artan demir ihtiyacını sadece diyetten elde edilen demir ile karşılamak genellikle mümkün değildir. Bu nedenle gebeliğin ikinci yarısında mutlaka demir desteği sağlanmalıdır. Aksi halde ciddi kansızlık/anemi oluşabilir. Bu da gebeliğin çok ağır geçmesine, bebekte gelişim bozukluğuna neden olabilir.
  • Gebeliğin 12. haftasından itibaren tüm gebelere 1200ünite D vitamini takviyesi önerilmektedir.
  • Daha önce herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan sağlıklı bir gebenin, gebeliği boyunca folik asit, Demir ve D vitamini dışında takviye olarak mutlaka alması gereken başka bir vitamin ya da mineral yoktur. Fakat bu genel bir bilgidir dolayısıyla tüm gebeler için geçerli değildir. Bazı durumlarda anne adaylarının farklı vitamin ya da mineral desteğine ihtiyaçları olabilir. Bu durumda tedavi kişiselleştirilmelidir.

Ertesi Gün Hapı Nasıl Kullanılır?

Ertesi Gün Hapı Nasıl Kullanılır?

Ertesi gün hapı bir doğum kontrol yöntemi değildir, korunmasız cinsel ilişki sonrasında gebeliğiln oluşmasını önlemek amacıyla kullanılır. Geleneksel doğum kontrol yöntemlerinde yaşanabilecek aksiliklerin (doğum kontrol hapının unutulması, prezervatif çıkması, prezervatif yırtılması) gebeliğe yol açmaması için ertesi gün hapı acil çözüm olarak kullanılır.  ( Doğum kontrol hapının unutulması durumunda öncelikle, doğum kontrol hapı ile birlikte kutuda var olan kullanma talimatına riayet edilmesi uygun olacaktır. )

Ertesi Gün Hapı Nedir?

Piyasada birbirinden farklı ertesi gün hapları bulunmaktadır. Bu hapların başarı oranları birbirine benzerdir ve ne kadar erken dönemde alınırsa başarı oranları o kadar yüksektir. Ertesi gün hapları düşük yapmak için kullanılan ilaçlar değillerdir. Genellikle gebeliğin en baştan oluşumun engelleme üzerine etki mekanizmalarına sahiptriler. Bugün piyasada bulunan bazı ertesi gün haplarının içinde bir progesteron hormonu türevi olan Levonorgestrel vardır. Bu hormonun yumurtlamayı, sperm göçünü, tüplerin hareket kabiliyetini ve rahim duvarı fonksiyonunu değiştirdiği varsayılır. Korunmasız cinsel ilişkiden 72 saat sonrasına kadar aç veya tok alınır Piyasada epey talep edilen diğer bir ertei gün hapı ise Ulipristal Acetate ( UPa ) içerir. Bu madde progesterone reseptörünü selektif olarak module eder. Bu sayede yumurtlamayı önleyerek veya geciktirerek etki gösterir, östrojen konsantrasyonunu azaltır. Yumurtlamadan hemen önce  kullanıldığında yumurtlamayı 5-9 gün geciktirebilir. Yumurtlama sonrası dönemde  kullanıldığında ise Rahim duvarl kalınlığını azaltarak gebeliğin Rahim duvarına tutunmasını engeller . UPA korunmasız cinsel ilişkiden 120 saat sonrasına kadar aç veya tok alınır; alımını takiben 3 saat içerisinde kusma gerçekleşirse doz tekrarı önerilir

Ertesi Gün Hapını Ne Zaman Almalıyım?

Ertesi gün hapının etkisini gösterebilmesi için cinsel birliktelikten sonraki 72 saat ( 3 gün )  içinde alınması gerekmektedir. Yine de piyasada bazı ertesi gün hapları ilişki sonrası 5. Güne ( 120 saat ) kadar alınabilirler. Aldığınız ertesi gün hapının içinde var olan kullanma talimatında bu süre belirtilir. Bu konudaki bilimsel çalışmalara göre, ertesi gün hapı korunmasız ilişki sonrası ne kadar erken dönemde alınırsa, gebeliği önlemede hapın başarısı o kadar yüksek olacaktır.

Ertesi Gün Hapı Ayda Kaç Kere Kullanılır?

Ertesi gün hapının ayda 1 defaden fazla kullanılması önerilmemektedir çünkü bu hap bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmamalıdır.

Ertesi Gün Hapının Yan Etkisi Var mıdır?

Ertesi gün haplarının bazı yan etkileri şu şekildedir:
  • Bulantı
  • Kusma
  • Düzensiz vajinal kanama
  • Baş ağrısı
  • Karın ağrısı
  • Adet sancısı,
  • Yorgunluk,
  • Baş dönmesi
  • Adet gecikmesi

Ertesi Gün Hapı Kullandıktan Sonra Adet Ne Zaman Gelir?

Ertesi gün hapı sonrası ilk adet kanaması genellikle beklenenden 1 hafta önce ya da 1 hafta sonra meydana gelir Eğer gecikme 1 haftadan fazla olur ve kanama miktarı normalden az olursa mutlaka gebelik testi yapılmalıdır. Çünkü bugün piyasada var olan hiç bir ertesi gün hapı %100 koruma garanti etmez.

Ertesi Gün Hapı Sonrası Adet Düzensizliği

Ertesi gün hapı kullanımı sonrası düzensiz kanama ile sık karşılaşılır. Bu durum genellikle takip eden adet dönemi ile normale döner. Yapılan çalışmalarda ertesi gün hapı kullanımı sonrası görülen lekelenme tarzı ara kanamalar  %37 ye varan oranda geniş bir aralıkta rapor edilmiştir.

Ertesi gün Hapına Alternatif Olarak Ne Kullanılabilir?

Korunmasız ilişki sonrasında gebeliği önlemek için hap dışında diğer bir başarılı yöntem ise bakırlı spiral uygulamasıdır. Hatta yayınlanan bir meta analize göre korunmasız ilişki sonrası istenmeye gebeliği önlemede en başarılı yöntem olduğu belirtilmiştir. İlişki sonrası 4-5 gün içinde Rahim içine yerleştirilen spiral gebeliği önlemede oldukça etkilidir.

Bebek Hareketleri Ne Zaman Hissedilir?

Bebek Hareketleri Ne Zaman Hissedilir ?

  • Daha önce anne olmuş tecrübeli anneler bebeklerinin hareketlerini ilk olarak 16 18 haftalarda hissetmeye başlayabilirler. Fakat 20-22 haftaya kadar hissetmeme durumlarında da telaşa kapılmamaları gerekir. İlk kez anne olacak anne adayları ise bebek hareketlerini çoğu zaman en erken 20-22 haftada hissetmeye başlarlar.
  • Genellikle 20 22 haftalar itibariyle bebek hareketleri hissedilebilir hale gelir. Gebeliğin 6-7. Ayından sonra ise bebek hareketleri çok daha net hissedilebilir. Gebelikte rutin olarak bebek hareketlerinin sayılması önerilmez. Fakat bebeğin uzun süre hareketsiz kaldığını fark etmeniz durumunda doktorunuza başvurmanız gerekir.
  • Genel olarak 7 ve 8 aylarda tekme atma gibi ani darbeler şeklinde hareketler hissedilir. Gebeliğin son ayında ise bebeğiniz artık büyümüştür ve bulunduğu ortam göreceli daha dar hale geldiği için hareketleri de yumruk ya da tekme atma gibi ani hareketler yerine bulunduğu pozisyonda doğrulma ya da gerinme gibi daha künt hareketler şeklinde hissedilecektir.

Gebelikte Hangi Sıklıkla Doktor Kontrolüne Gidilmelidir?

Gebelikte Hangi Sıklıkla Doktor Kontrolüne Gidilmelidir?

Gebelik takipleri için ideal olanı, henüz gebelik başlamadan önce hekiminizle görüşmeniz ve gebeliğinizde risk faktörü oluşturacak durumlar açısından değerlendirme yapılarak en baştan planlamanın yapılmasıdır. Örneğin eğer kişide epilepsi var ise gebeliğe daha az zararlı ilaçlarla mevcut tedavi değiştirilmelidir. Kişide diyabet, yüksek tansiyon, guatr fonksiyon bozukluğu gibi hastalıklar var ise kontrol altında olup olmadığı gebelik öncesi değerlendirilmelidir. Anne adayının sağlık durumu gözden geçirilmeli, var ise anemi düzeltilmelidir. Bu nedenle, daha gebelik planlama aşamasında hekiminizle görüşmek size avantaj sağlayacaktır. İdeal olarak gebelik öncesinde bir kez doktor kontrolü önerilir. Sonrasında evde yapılan gebelik testi pozitif çıktığında doktor başvurusu gerekir. Doktorunuz bu başvuruda, gebelik kesesinin görülebileceği bir tarihe size yeniden randevu verecektir. Bu da yaklaşık olarak gebeliğin 4-5.haftalarına denk gelir. 6-7. haftalar arasında bebek kalp atımı için kontrol önerilir. 12. haftada ikili tarama testi/kombine test/ense kalınlığı testi için, 16.haftada MsAFP testi için, 18-22 haftalar arasında detaylı ultrason anomali taraması için randevu verilir. 24-28 haftalar arasında şeker yükleme testi yapılır. Eğer çiftler arasında kan uyuşmazlığı varsa 28. haftada ve doğumdan sonra koruyucu iğne (anti d) yapılmalıdır. Sonrasında 32-34-36-37. Haftalarda doktor kontrolü uygun olacaktır. 37. Haftadan sonra sancı beklenir ve bu sırada haftalık doktor kontrolleri de eş zamanlı devam eder.

Gebelikte Spor

Gebelik sırasında egzersiz yapmak oldukça faydalıdır. Özellikle eğer sorunsuz bir gebelik geçiriyorsanız, riskli bir gebeliğiniz yoksa, gebelikte egzersiz yapmanız çok faydalı olacaktır.

Gebelik Egzersizi Ne İşe Yarar?

  • Uykularınızı düzenler
  • Daha dinç olmanızı sağlar
  • Enerji seviyenizi artırır
  • Kilo artışını kontrol altında tutmanıza yardım eder
  • Kaslarınızı güçlendirerek doğuma hazırlanması sağlar
  • Bel ağrısı, kramp gibi gebelikle alakalı şikayetleri aza indirir
  • Doğum sonrası depresyonu azaltır
  • Şeker metabolizmasına yardımcı olur
  • Gebelik şekeri riskini azaltır
  • Uykuyu düzenler

Ne Kadar Egzersiz Yapmalıyım?

Günlük 30 dakikalık ağır olmayan egzersizler gebelikte uygundur. Egzersiz yapmadığınız günler kısa yürüyüşler de uygun olacaktır. Hijyenik ortamlarda gebelerin yüzmesinde bir sakınca yoktur.

Kimler Spor Yapmamalıdır?

  • Kanamalı gebelik
  • Düşük tehdidi
  • Daha önce erken doğum yapmış olanlar
  • Erken doğum riski olanlar
  • İkiz üçüz gibi çoklu gebeliği olanlar
  • Rahim ağzı yetmezliği gibi problemleri olanlar
  • Bebeğinin eşinin önde olması yani plasenta previa denilen durum
  • Yüksek tansiyonu olanlar
  • Kalp, akciğer, astım gibi düzenli tedavi edilmesi gereken hastalığı olanlar spor yapmamalıdır

Egzersiz Sırasında Nelere Dikkat Etmeliyim?

  • Egzersiz ve spor öncesi mutlaka ısınma hareketleri yapmalısınız.
  • Egzersiz sırasında ve egzersiz sonrasında yeterli sıvı aldığınızdan emin olun.
  • Nefessiz kalacak ya da yorgunluktan konuşamayacak derecede ağır spor yapmayın.
  • Baş dönmesi, baş ağrısı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, vajinal kanama, kasılma, ağrı, su gelişi gibi durumlar olursa sporu derhal bırakın ve en yakın hastaneye başvurun.

Gebelikte Vücutta Değişimler

Gebelikte Göğüs Büyümesi

Gebelerde meme ağrısı ve meme hassasiyeti sık görülür. Göğüs hacmi büyür, göğüs ucu büyür, koyulaşır. İlk aylardan itibaren süt benzeri salgı gelebilir. Karındakine benzer çizgiler oluşabilir.

Gebelikte Su Tutulumu ve Ödem

Gebelerde vücutta su tutulumu olur Gebelerde ödem genellikle normaldir, preeklampsi ya da damar tıkanıklığı gibi başka bir durum yoksa çoğunlukla herhangi bir anormallik ifade etmez.

Gebelikte Kan Hacmi ve Tansiyon

Kan hacmi yaklaşık 1500 mililitre kadar artar, kan daha sulu, daha akıcı haldedir. Kalbin dakika başına pompaladığı kan miktarı artar. Pompalanan kan gebelik boyunca bazı dönemlerde %30 ila %50 oranında artmıştır. Gebeliğin 4-5-6.aylarında kan basıncında hafif bir düşme olur ancak doğum öncesi normal seviyesine geri döner.

Gebelikte Akciğer Fonksiyonu

Gebelerde akciğer kapasitesi artmıştır. Akciğerde daha önce kullanılmayan ölü boşlukların da kullanılması ile birlikte akciğer daha fonksiyonel hale gelir.

Gebelikte Böbrek Fonksiyonları

Böbrek boyutlarında çok hafif bir artış olur. Anne rahminin büyümesi ve genellikle sağ tarafa doğru baskı yapması nedeniyle sağ böbrekte genişleme, sağ böbrek yollarında tıkanma oluşabilir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonuna yatkınlık oluşur. Günlük idrar miktarı dörtte bir oranda artar.

Gebelikte Bulantı ve Kusma

Gebelerde özellikle 2. ve 3.aylarda bulantı kusma sık olur. Genellikle 10-12. haftada bulantı kusma şikayeti en yüksek seviyeye çıkar. Yaklaşık 14-15.haftalardan sonra şikayetler azalarak kaybolur.

Gebelikte Dişeti Kanaması ve Diş Çürümesi

Gebelikte diş etlerinde kolayca kanama olabilir. Bunun nedeni genellikle östrojendir. Fakat bazen C vitamini eksikliği de bu duruma yol açabilir. Gebelikte normal koşullarda diş çürümesi olmaz.

Gebelikte Mide Yanması, Kabızlık, Safra Taşları, Hemoroid ve Tiroid

Gebelerde midede asit salgısı azalmıştır . Bu nedenle ülser gibi rahatsızlıklar gebelerde daha az görülür. Midenin hacminde bir artış vardır. Büyük bağırsaklarda su ve tuz emiliminin artması nedeniyle kabızlık oluşabilir. Damarlara bası ve kabızlık neticesinde hemoroid ( basur ) sık görülür. Safra kesesinin kasılabilmesi gebelikte azalmıştır. Bu nedenle safra taşı oluşumu daha sıktır. Gebelerde Prolaktin seviyesi normalin 8-10 katına kadar artabilir. Tiroid bezi büyür.

Gebelikte Cilt Çatlakları ve Koyulaşmalar

Özellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren bebek büyüdükçe başta karın cildinde olmak üzere bacaklarda ve göğüslerde cilt çatlakları oluşabilir. Bu çatlaklar oluşmadan önce çeşitli kremlerle önlem alınabilir fakat çatlakları önlemede %100 etkili bir yöntem yoktur.  Genel olarak çatlaklar oluştuktan sonra tedavisi daha zordur fakat çatlakların birçoğu geçicidir. Yüzde kırmızı lekeler olabilir, karnın tam ortasında göbek deliğinden itibaren düz bir siyah çizgi olabilir buna Linea nigra adı verilmektedir, geçicidir. Cilt renginde koyulaşma olabilir.

İdrarda ve Kanda Gebelik Testi

İdrarda Gebelik Testi Ne Zaman Belli Olur? Kanda Gebelik Testi Ne Zaman Yapılır?

Sık sorulardan biri mesela eşim ve iki gün önce ilişkiye girdik hamile olup olmadığımı anlayabilir miyim şeklinde olan sorulardır. Atılan yumurta sperm ile döllendikten sonra tüplerde yolculuğa başlar ve anne rahmine ulaşır. Döllenmiş yumurta ana rahmine tutunduktan sonra beta hcg adı verilen hormon salgılamaya başlar. Bu gebelik hormonudur. Kan testinde Beta HCG eşik değerin üstüne çıktığında gebelik tanısı konmuş olur. Kanda dolaşan Beta HCG böbreklerden süzülüp idrarla atılmaya başladığında ise idrarda gebelik testi pozitif çıkmaya başlar. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi gebelik hormonunun üretime başlaması için döllenen yumurtanın tüplerden anne rahmine doğru yolculuğunu tamamlayıp anne rahmine tutunması gerekmektedir. Bu ise yumurtlamadan itibaren ortalama 8 ila 10 gün sonra olur yani yumurtlama tarihinden sonra yaklaşık olarak gebelik tanısını  koyabilmek için en az 8 9 gün beklemek gerekmektedir. Kandan yapılan gebelik testi İdrarla yapılan gebelik testine göre çok daha hassastır.  Kanda gebelik testi yapabilmek için yumurtlamadan sonra en az 8-9 gün beklemek gerekirken, idrar testinde bunun saptanabilmesi için belki birkaç gün daha beklemek gerekebilir. Esasında atılan yumurta döllenirse ve döllenmiş yumurta ana rahmine doğru tüplerde yolculara başlamış olsa bile yani aslında gebelik oluşmakta olsa bile henüz ana rahmine tutunup BHCG salınımına başlamadığından, o aşamada yapılan gebelik testi negatif çıkacaktır. Bu nedenle yumurtlama tarihinden itibaren 8 ya da 9 gün geçmeden yapılan testler gebelik olsa bile negatif çıkacaktır ve yanıltıcı olacaktır. ideal olarak gebelik testini yapmak için adetinizi beklediğiniz gün bu testi yapmanız önerilmektedir . Örneğin adetleri düzenli olan bir kadın mesela her ayın yaklaşık 13’ünde adet oluyorsa ve son adeti Nisan 13 ise Gebelik testi yapmak için Mayıs 13 ü beklemelidir. Bazen erken dönemde yapılan gebelik testi negatif çıkabilir. Oysa aslında bu yanıltıcıdır. İdrarda yapılan gebelik testleri eğer sonuç pozitif ise yüksek oranda güvenilirdir fakat eğer negatif sonuç geldiyse yukarıda bahsedilen sebepler nedeniyle güvenilir olmayabilir. Eğer idrarda yapılan gebelik testi negatif ise ve hala adet olmadıysanız 3 gün sonra yeniden test yapmanızı öneririz. Eğer halen test negatifse, bu durumda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız uygun olacaktır.

Gebelik Planlarken

Gebelik Planlarken

Eğer gebelik planlıyorsanız ilk olarak bir doktor muayenesi randevusu alınız. Doktor muayenesinde öncelikle jinekolojik ultrason yapılacaktır, pap smear testi yapılması gerekmektedir. Ideal olarak gebe kalmadan 3 ay önce 400 mcgr folik asit takviyesi başlanmalıdır ve folik asit gebeliğin 3 ayına kadar devam ettirilmelidir. Doktor muayenesinde doktorunuz sizden çeşitli kan testleri isteyecektir. Bunlar tam kan sayımı, kan grubu, bazı bulaşıcı hastalık testleri, karaciğer/böbrek testleri, guatr testleri gibi testlerdir. Eğer kronik bir hastalığınız varsa bunu doktorunuzla paylaşınız. Bazı kronik rahatsızlıklar gebelikte daha da ağırlaşabilir, gebeliğin zor geçmesine sebep olabilir. Bununla birlikte eğer sürekli kullanmanız gereken bir ilaç var ise bunu da doktorunuza belirtiniz. Çünkü bazı ilaçlar gebelikte kullanılmamalıdır. Bunun yerine gebeliğe zarar vermeyen başka ilaçlarla ilaçlarınız değiştirilebilir. Eğer kullanıyorsanız sigara ve alkolü bırakmalısınız. Gebe kalmadan önceki kilonuz çok önemlidir, fazla kilo gebeliğinizin çok zor geçmesine ve gebelikte görülebilecek bazı rahatsızlıklara yakalanma riskinin artmasına sebep olacaktır. Eğer çok yüksek kilolu iseniz gebe kalmadan önce bir diyetisyen eşliğinde kilo vermeniz uygun olabilir. Her an için hamile kalabileceğinizi düşünerek ilaç kullanımınıza, alkol sigara ve kafein kullanımınıza dikkat etmelisiniz. Röntgen, bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerden uzak durunuz. Bu aşamada stres olmamak çok önemlidir. Korunmasız cinsel ilişki ile gebelik elde edilme aşamasında bazı çiftler çok aceleci davranmaktadır. Oysa 35 yaşın altında tamamen sağlıklı çiftlerde bile gebelik elde etmek için 1 seneye kadar beklenmek zorunda kalınabileceği bilinmelidir.